Sarı Duvarın Ardında
-
Yazarlar: Charlotte Perkins Gilman, Mary E. Wilkins Freeman,
Susan Glaspell, Willa Cather
Editör: Hilâl Kılıç
Çevirmen: Ecenur Değirmenci
Ebat: 13,5 × 21 cm
Sayfa Sayısı: 128 sayfa
İç Sayfalar: 60 gr. Holmen Kâğıt
Kapak: 230 gr. Amerikan Bristol
Cilt: Amerikan cilt
ISBN: 978-625-96646-3-7
Ana Kategori: Öykü seçkisi / Klasikler / Feminist edebiyat
-
Sarı duvarın ardında hangi sesler susar, hangileri çığlığa dönüşür?
Toplumun sessiz baskısı, yarım kalan işlerin ve yutulmuş cümlelerin arasında birikir. Sarı duvarlar bunu bir süre örter; ama sonunda o baskı bir kırılmaya, bir yalnızlığa ya da beklenmedik bir dayanışmaya dönüşür.
Amerikan feminist edebiyatının klasiklerinden bu dört seçkin öykü, yüzyıl öncesinden bugüne bir tek soruyu taşıyor: Baskı altındaki bir ruh ne zaman kırılır, ne zaman sessizce direnir, ne zaman isyan eder?
-
Charlotte Perkins Gilman (1860–1935): Amerikan kadın hareketinin önde gelen kuramcı ve yazarlarından olan Gilman, özellikle kadınların ruhsal sağlığına dair toplumsal ve tıbbi kabulleri sorgulayan metinleriyle öne çıkar. Sarı Duvar Kâğıdı (1892), "iyileştirme" adı altındaki denetimi çarpıcı bir iç ses anlatısıyla görünür kılan feminist edebiyatın erken başyapıtlarındandır.
Susan Glaspell (1876–1948): Amerikan tiyatrosunun kurucu damarlarından Provincetown Players'ın öncü isimlerinden olan Glaspell, özellikle kadınların deneyimini merkeze alan adalet ve vicdan anlatılarıyla bilinir. Sessiz Jüri, yazarın muhabirlik döneminde izlediği bir cinayet davasından esinlenerek kaleme alınmıştır; erkek egemen hukuk anlayışının kaçırdığı, kadınların "önemsiz" ayrıntılardan yakaladığı bir adalet hikâyesidir. Trifles adlı oyunun (1916) öykü uyarlamasıdır.
Mary E. Wilkins Freeman (1852–1930): New England kasaba yaşamını yerel gerçekçilik damarıyla anlatan Freeman, özellikle kısıtlanmış hayatlar, gündelik ritüeller ve görünmez toplumsal baskılar üzerine kurduğu ince karakter çalışmalarıyla tanınır. Bir New England Rahibesi (1891), küçük ayrıntıların içinde büyüyen özerklik ve seçme hakkı meselesini sessiz ama keskin bir gerilimle ele alan klasik bir öyküdür.
Willa Cather (1873–1947): Amerikan edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Cather, O Pioneers! ve My Ántonia gibi romanlarının yanı sıra modern bireyin sıkışmışlığını işleyen öyküleriyle de öne çıkar. One of Ours ile Pulitzer Ödülü’ne layık görülen yazarın Paul Vakası (Paul’s Case, 1905) adlı öyküsü ilk kez McClure’s Magazine’de yayımlanmış, zamanla Cather’ın antolojilere en sık giren metinlerinden biri hâline gelmiştir.
Sarı Duvarın Ardında
Baskı altındaki bir ruh ne zaman kırılır, ne zaman sessizce direnir, ne zaman isyan eder?
Sarı Duvarın Ardında, Portreler ve Çığlıklar; Amerikan feminist edebiyatından seçilmiş öykülerle düzenin dilini sorgularken bastırılanın nasıl geri döndüğünü gözler önüne seriyor.
Seçkide yer alan öyküler, kadınların ev içi yaşamla sınırlandırılan dünyasına keskin bir mercek tutuyor. Susmanın buyurulduğu, itaatin normalleştirildiği ve adaletin çoğu kez dışarıda bırakıldığı bu düzende anlatılar hem düzenin işleyişini hem de onun mağdur ettiği hayatları gözler önüne seriyor. Karakterlerin psikolojisi üzerinden akan bu satırlar okuru içsel yıkımın izlerini sürmeye davet ediyor. Seçki, kimi zaman bir tek odanın içinden bütün bir tahakküm düzenini görünür kılan bir psikolojik gerilimle, kimi zaman da "önemsiz" sayılan ayrıntıların adalet duygusunu nasıl yeniden kurabildiğini gösteren keskin bir gözlemle ilerliyor.
Kitabın açılış öyküsü Charlotte Perkins Gilman'ın Sarı Duvar Kâğıdı, dışarıdan "dinlenme" ve "iyileşme" telkinleriyle örülü bir ev içi hikâyesi gibi görünürken; kadın bedeninin ve zihninin tıp ve toplumsal normlar tarafından nasıl denetim altına alındığını adım adım açığa çıkarıyor. Bu öyküde yazmak, susturulmaya karşı bir itaatsizlik biçimine dönüşüyor; bilinç, duvar kâğıdının deseninde kendi tutsaklığını okuyor.
Susan Glaspell'in Sessiz Jüri'si ise bir cinayet davasının çevresinde kurulan anlatısıyla adaletin nasıl şekillendiğini tersyüz ediyor. Bu eserde, erkek aklının önemsiz gördüğü mutfak, dikiş, ev işleri gibi ayrıntıların iki kadının elinde sessiz ama güçlü bir yargıya dönüşerek, erkek egemen hukuk düzeninin kör noktalarını görünür kıldığına tanık oluyoruz.
Freeman, Bir New England Rahibesi'nde büyük olaylardan çok küçük ayrıntıların belirlediği bir hayatın içinden bir kadının özerkliğini ve seçme hakkını tartışmaya açıyor. Louisa Ellis'in yıllar içinde ilmek ilmek kurduğu titiz düzen, okuru toplumsal normların kıyısında mutluluk ile özgürlük arasında keskin bir tercihle baş başa bırakıyor.
Willa Cather'ın Paul Vakası ise "uyum" buyruğunun ve sınıf duvarlarının karşısına, güzelliğin ve arzunun diliyle çıkan bir karakter portresi sunuyor. Bu portre içinde tiyatro ışıkları, müzik ve şehrin ışıltısı Paul için bir zevk olmaktan öte nefes alınacak tek iklimdir; bu iklimi bulmak için kaçmak zorunda kalan Paul'ün bedeli ise öykü boyunca artan bir gerilimle derinleşiyor.
Sarı Duvarın Ardında: Portreler ve Çığlıklar, bu klasik metinleri yalnızca dönemlerinin tanığı olarak değil; bugün de geçerliliğini koruyan bir baskı, direniş ve dayanışma haritası olarak okurun ellerine bırakıyor.
Eserler