Giriş Bölümünden
Abeen kahvehaneleri, şehrin kalbinde, yılların tozunu üzerinde taşıyan, alçak çatılarının altında kentin karakterini yansıtan uğrak yerleridir. Kire bulanmış caddeler boyunca sırt sırta dizilmiş bu yapılar, insanı içine çeken birer sığınak gibidir. Bu kahvehanelerde, dumanı tüten fincanlarının başında saatlerce oturan insanlar, birbirlerine iç çekerek aynı cümleyi kurarlar: ‘Coğrafya kaderdir.'
Belki de bu hikâye, medeniyetlerin kesiştiği bu talihsiz coğrafyada, tam da o kahvehanelerden birinde doğmuştu. Nitekim Abeenliler, kuşaklar boyunca ne tam Doğulu ne de tam Batılı olabilmiş; ikisinin arasında, muğlak bir eşiğin üzerinde yaşamayı öğrenmişlerdi.
_ 7_